Soğuk bir sabahtı. Dışarıda, işlerine daha doğrusu ekmek parası kazanacağı 'ocağına' gitmek için telaşlı adımlarla yürüyen onlarca insan vardı. Korna sesleri, hızlı adımların yarattığı gürültü, konuşmalar ve trafiğin yarattığı ambiansta nehir kenarında yürürken o bir tek doğanın sesleri duyuyordu aslında... martı sesleri, denizin sesi, dalgalar ve belki de akıntının çıkardığı ses... Duymak istemiyordu dünyaya ilişkin bir şey. Gözleri, uzakta, ufuğa kilitlenmiş sanki her adımını daha önceden biliyor gibi dimdik yürüyerek yoluna devam ediyordu. Yanında gölgesi, sessizce konuşuyordu kendisiyle. Karar vermeliydi...
