Soğuk bir sabahtı. Dışarıda, işlerine daha doğrusu ekmek parası kazanacağı 'ocağına' gitmek için telaşlı adımlarla yürüyen onlarca insan vardı. Korna sesleri, hızlı adımların yarattığı gürültü, konuşmalar ve trafiğin yarattığı ambiansta nehir kenarında yürürken o bir tek doğanın sesleri duyuyordu aslında... martı sesleri, denizin sesi, dalgalar ve belki de akıntının çıkardığı ses... Duymak istemiyordu dünyaya ilişkin bir şey. Gözleri, uzakta, ufuğa kilitlenmiş sanki her adımını daha önceden biliyor gibi dimdik yürüyerek yoluna devam ediyordu. Yanında gölgesi, sessizce konuşuyordu kendisiyle. Karar vermeliydi...
aşk acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2011 Pazartesi
22 Nisan 2011 Cuma
Geç kaldık!
İşe geç kalmıştı! Yatağında geçirdiği o 'bir 5 dk daha' molalarından sonra, yatağının kenarına oturup bir 5 dk daha geçirmişti: bu son dakikaların hiç bitmesini istemiyordu. Zaman dursun istiyordu o an: belki de dünyanın en tatlı anlarından biriydi. Sorunsuz, hiç bir his taşımadan, mal gibi bir 5 dk! Ama elini yüzünü yıkamak için aynanın karşısına geçtiğinde 'ha 5 dk önce kalkmışsın, ha 5 dk sonra. ne farkeder be adam!?' sorusunu, yüzüne vurduğu su damlaları sayısınca kendisine bir çırpırda sormuş ve aynı cevabı vermişti: ben istedim!
Etiketler:
aşk,
aşk acısı,
aşk hikayesi,
denemeler,
geç,
geç kaldık,
masal
3 Nisan 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


