Oturduğu yerde, sanki sandalyede sallanıyormuş gibi bir ileri bir geri gidiyordu. tırnaklarını yeni kesmesine rağmen, parmak uçlarını kemirirken gözkapaklarını hiç kırpmıyor kaşlarının aldığı ok şekliyle o an dikkat kesildiği kapı aralığından dışarı bakıyordu, sanki içeri giren ilk kişiyi kalbinden vurmak istercesine...